Uyuşturucu suçları, Türk Ceza Hukuku içinde en ağır yaptırımlara konu olabilen ve soruşturma aşamasından itibaren “delil”, “arama–el koyma”, “iletişimin tespiti”, “tanık beyanı”, “teknik takip” gibi birçok kritik işlemin devreye girdiği dosyalardır. Bu nedenle uyuşturucu avukatı (uyuşturucu suçlarına bakan ceza avukatı), sürecin ilk anından itibaren doğru savunmayı kurarak hak kaybı yaşanmasını önlemeyi hedefler.
Bu yazıda, uyuşturucu avukatı ne yapar, uyuşturucu suçlarında en sık karşılaşılan iddialar, soruşturma–kovuşturma süreci ve savunmada dikkat edilmesi gereken temel noktalar hakkında yayınlanmaya hazır, SEO uyumlu bir rehber bulacaksınız.
Uyuşturucu suçlarıyla ilgili dosyalarda avukatın görevi yalnızca mahkemede savunma yapmak değildir. Asıl kritik süreç çoğu zaman soruşturma aşamasında başlar. Uyuşturucu avukatı, dosyayı erken inceleyerek:
Yakalama–gözaltı–ifade süreçlerinde hak ihlallerini engeller,
Arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygun yapılıp yapılmadığını denetler,
Delillerin meşruluğunu ve güvenilirliğini sorgular,
Şüpheli/sanık lehine alternatif hukuki vasıflandırma (ör. “kullanma” mı “ticaret” mi?) kurar,
Tutuklama talebine karşı adli kontrol gibi daha hafif tedbirleri hedefler,
Mahkeme aşamasında delil tartışmasını, tanık sorgusunu ve bilirkişi raporlarını etkili yönetir.
Uyuşturucu suçlarında küçük bir usul hatası bile, dosyanın gidişatını ciddi şekilde değiştirebilir. Bu nedenle ceza avukatı desteği, özellikle ilk 24–48 saatte hayati önem taşır.
Uyuşturucu dosyalarında en sık karşılaşılan suç tipleri şunlardır:
Kişinin uyuşturucu maddeyi satmak değil yalnızca kendi kullanımı için bulundurması halinde gündeme gelen suç tipidir. Bu dosyalarda genellikle kişinin:
Kullanım alışkanlığı,
Bulundurduğu maddenin miktarı,
Yakalanma şekli,
İletişim kayıtları ve çevre delilleri
gibi unsurlar değerlendirilir.
Uyuşturucunun satışı, devri, temini, nakli gibi eylemler “ticaret” şüphesi doğurur. Burada en kritik tartışma, olayın gerçekten “ticaret” olup olmadığıdır. Çünkü “kullanma” ile “ticaret” arasında ceza ve süreç bakımından ciddi fark vardır.
Daha ağır ve teknik dosyalardır. Delil toplama süreçleri, laboratuvar raporları ve örgüt bağlantısı iddiaları gibi başlıklar sık görülür.
Uyuşturucu dosyalarında en sık yaşanan sorunlardan biri, olayın “kullanma” olmasına rağmen ticaret gibi değerlendirilmesidir. Savunmada genellikle şu noktalar öne çıkar:
Maddenin miktarı tek başına belirleyici değildir; her olay kendi koşullarında değerlendirilir.
“Satış” iddiası varsa, bunu destekleyen somut delil aranmalıdır (para trafiği, mesaj içerikleri, teslim görüşmeleri vb.).
Arama–el koyma işlemi hukuka aykırı ise delilin kullanılabilirliği tartışılır.
Teknik takip / iletişim kayıtlarında bağlam (konuşmanın bütünlüğü) önemlidir.
Uyuşturucu avukatı, dosyayı yalnız “ele geçen madde” üzerinden değil, delil zincirinin tamamı üzerinden okur.
Uyuşturucu suçlarında süreç çoğu zaman şu şekilde ilerler:
Yakalama / Gözaltı
İfade işlemleri (şüpheli beyanı dosyanın yönünü belirleyebilir)
Arama ve el koyma (konut, araç, işyeri araması)
Numune alma ve laboratuvar incelemesi
Savcılık değerlendirmesi ve sevk
Tutuklama / adli kontrol talebi
İddianame düzenlenmesi ve dava açılması
Bu aşamaların her birinde yapılacak savunma hamleleri farklıdır. Özellikle ifade aşamasında yapılan acele açıklamalar, sonradan düzeltilmesi zor sonuçlar doğurabilir.
Uyuşturucu suçlarında tutuklama talebi sık görülür. Ancak her dosya tutuklama gerektirmez. Savunmada:
Sabit ikamet,
Delillerin büyük ölçüde toplanmış olması,
Kaçma şüphesinin bulunmaması,
Ölçülülük ilkesi
gibi unsurlar öne çıkarılarak adli kontrol (imza, yurtdışı yasağı vb.) talep edilebilir.
Uyuşturucu avukatı, tutukluluğun “otomatik” bir sonuç olmadığını; her dosyada somut gerekçe aranması gerektiğini vurgular.
Uyuşturucu dosyalarında delilin kaynağı çoğu zaman arama ve el koyma işlemidir. Savunma açısından şu sorular önemlidir:
Arama kararı / arama emri var mıydı?
Aramanın kapsamı ve zamanı hukuka uygun mu?
Tutanağın düzenlenme şekli ve tanıklar doğru mu?
El konulan materyallerin muhafaza zinciri güvenli mi?
Delil elde etme yönteminde hukuka aykırılık iddiası, dosyanın seyrini değiştirebilir.
Uyuşturucu suçları; ceza yargılaması, usul hukuku ve delil değerlendirmesi bakımından uzmanlık gerektirir. Bir uyuşturucu avukatı İstanbul arayışında (veya bulunduğunuz şehirde) şu kriterleri değerlendirmek faydalı olur:
Soruşturma aşamasına hızlı müdahale edebilmesi
Dosya ve delil analizinde tecrübe
Tutuklama/adli kontrol süreçlerine hâkimiyet
Mahkeme pratiği: çapraz sorgu ve delil tartışması becerisi
Şeffaf iletişim ve süreç yönetimi
Uyuşturucu avukatı, uyuşturucu suçlarında yoğunlaşan ceza avukatı olarak düşünülebilir. Ceza hukuku altyapısı aynıdır; uyuşturucu dosyalarında uzmanlaşma önem kazanır.
En kritik adım, özellikle ifade ve tutuklama sevki öncesinde avukat desteği almaktır. Sürecin ilk beyanları ve ilk tutanaklar dosyanın temelini oluşturur.
Dosyadaki deliller ve olayın özellikleri, vasıflandırmayı etkiler. Savunma stratejisi, somut delil durumuna göre şekillenir.
Uyuşturucu suçları; delil toplama yöntemleri, soruşturma işlemleri ve özgürlüğü doğrudan etkileyen tutuklama tedbirleri nedeniyle yüksek riskli dosyalardır. Uyuşturucu avukatı, süreci en başından doğru yöneterek, hukuka aykırılıkları tespit edip etkin savunma kurmayı hedefler. Unutulmamalıdır ki ceza yargılamasında başarılı savunma, çoğu zaman mahkemeden önce, soruşturmanın ilk adımlarında başlar.
İlgili Hizmetler: Ağır Ceza Avukatı
