Banka Hesabını Kullandıranlar İçin TCK 158/4 İndirimi ve Uyarlama Yargılaması
Banka hesabı, IBAN, banka kartı, ödeme hesabı veya kripto varlık hesabı dolandırıcılık suçunda kullanılan kişiler hakkında önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi. TCK 158/4 kapsamında, dolandırıcılık suçuna katılımı yalnızca hesabın veya ödeme aracının kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezasında yarı oranında indirim yapılabilecek. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarında ise uyarlama yargılaması, zarar giderme ve infazın durdurulması süreçlerinin dosyaya özel olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
TCK 158/4 Düzenlemesi Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık suçlarında banka hesabı veya ödeme aracı kullandıran kişilerin ceza sorumluluğu bakımından özel bir indirim hükmü getirmiştir. Bu düzenleme, özellikle internet dolandırıcılığı dosyalarında hesap sahibi ile mağduru doğrudan kandıran kişilerin suç içindeki rollerinin birbirinden ayrılması bakımından önemlidir.
Düzenlemeye göre TCK 157’deki dolandırıcılık veya TCK 158’deki nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin eylemi, belirli ödeme araçlarını ya da bir hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlı kalırsa verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.
Kanun, yalnızca banka hesabını kullandıran kişilerden söz etmemektedir. Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ile banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaplar da hükmün kapsamındadır.
Dolayısıyla uygulamada “IBAN kullandırma suçu” şeklinde ifade edilen olaylar dışında, elektronik para hesabı, mobil ödeme hesabı, yatırım hesabı veya kripto para hesabının başkasının kullanımına verilmesi de somut olayın özelliklerine göre TCK 158/4 kapsamında değerlendirilebilecektir.
Hesabını Kullandıran Herkes TCK 158/4 İndiriminden Yararlanabilir mi?
Hayır. Bir banka hesabının dolandırıcılık suçunda kullanılmış olması, hesap sahibinin otomatik olarak yarı oranında ceza indiriminden yararlanacağı anlamına gelmez. Öncelikle hesap sahibinin dolandırıcılık suçuna kasten iştirak edip etmediği ve suç içindeki rolünün hangi hareketlerden oluştuğu belirlenmelidir.
TCK 158/4’ün uygulanabilmesi için kişinin dolandırıcılık suçuna katılımının kanunda sayılan hareketlerle sınırlı kalması gerekir. Kişi yalnızca banka kartını, hesap bilgilerini veya mobil bankacılık erişimini vermişse indirim gündeme gelebilir. Buna karşılık mağdurla görüşmüş, sahte ilan hazırlamış, ödeme talebinde bulunmuş veya suç gelirinin dağıtımını yönetmişse eylemin yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı kaldığı söylenemeyebilir.
Mahkeme bu ayrımı yaparken yalnızca hesabın kimin adına kayıtlı olduğuna bakmaz. Hesabın fiilen kim tarafından kullanıldığı, para çekme işlemini kimin yaptığı, hesap sahibinin diğer sanıklarla ilişkisi, alınan komisyon veya menfaat ve olay öncesindeki iletişim kayıtları birlikte değerlendirilir.
TCK 158/4 Hangi Hesap ve Ödeme Araçlarını Kapsıyor?
Yeni düzenlemenin kapsamı yalnızca klasik banka havalesi ve IBAN kullanımından ibaret değildir. Kanun metnindeki ifadeler dikkate alındığında aşağıdaki araçların başkasına verilmesi hüküm kapsamında değerlendirilebilir:
- Banka hesabı ve IBAN bilgisi,
- Banka kartı ve kart şifresi,
- Kredi kartı veya sanal kart bilgileri,
- Mobil bankacılık kullanıcı bilgileri,
- Tek kullanımlık doğrulama kodları,
- Elektronik para ve ödeme kuruluşu hesapları,
- Aracı kurum ve yatırım hesapları,
- Kripto varlık alım satım platformlarındaki hesaplar,
- Hesaba erişimi sağlayan telefon hattı veya doğrulama aracı,
- Ödeme hesabının kullanılmasını zorunlu olarak sağlayan diğer bilgi ve araçlar.
Bununla birlikte bu araçlardan birinin verilmiş olması tek başına yeterli değildir. Hesap sahibinin fiili, suç işleme iradesi, olayın bütünü hakkındaki bilgisi ve dolandırıcılıktan sağlanan menfaat ayrıca araştırılmalıdır.
İştirakin Hesap veya Kart Vermekle Sınırlı Kalması Ne Anlama Gelir?
TCK 158/4 bakımından en önemli ölçüt, kişinin suça katılımının kanunda belirtilen hareketlerle “sınırlı” kalmasıdır. Bu ifade, kişinin dolandırıcılık suçunun diğer aşamalarında aktif bir görev üstlenmemiş olması gerektiğini gösterir.
Örneğin banka hesabını başka bir kişiye veren, hesaba gelecek paradan belirli bir miktar komisyon alacağını bilen ancak mağdurla görüşmeyen, sahte ilan oluşturmayan ve dolandırıcılık senaryosunu yönetmeyen kişinin durumu TCK 158/4 kapsamında tartışılabilir.
Buna karşılık kişi hem banka hesabını kullandırmış hem de mağdurla mesajlaşarak ürün sattığını söylemişse artık eylem yalnızca hesap sağlamakla sınırlı değildir. Aynı şekilde hesabına gelen paraları farklı hesaplara dağıtan, başka hesap sahipleri bulan veya suç gelirinin paylaşımını yapan kişinin daha kapsamlı bir iştirak iradesiyle hareket ettiği kabul edilebilir.
Bu nedenle uyarlama yargılamasında “Hesap benimdi ancak ben dolandırıcılığı yapmadım.” şeklindeki genel bir savunma yeterli olmayacaktır. Kişinin olay içindeki sınırlı rolü, dosyadaki deliller üzerinden ayrıntılı olarak ortaya konulmalıdır.
Aktif Katılım ile Hesap Kullandırma Arasındaki Fark
Dolandırıcılık suçunda aktif katılım, mağdurun hileli davranışlarla aldatılması veya suç planının yürütülmesi sürecinde doğrudan görev alınmasını ifade eder. Hesap kullandırma ise çoğu zaman suçtan elde edilen paranın alınması veya aktarılması aşamasında ortaya çıkar.
Şu eylemler aktif katılım olarak değerlendirilebilir:
- Sahte alışveriş veya kiralık ev ilanı yayımlamak,
- Mağdurla telefonla veya mesajla görüşmek,
- Kendisini banka görevlisi, polis, savcı veya yatırım danışmanı olarak tanıtmak,
- Mağdura ödeme yapması için IBAN göndermek,
- Gerçeğe aykırı dekont, sözleşme veya belge hazırlamak,
- Hesap sahiplerini bulmak ve hesapları organize etmek,
- Suçtan gelen paranın farklı hesaplara dağıtımını yapmak,
- Mağdurun kandırılmasında kullanılan sosyal medya hesabını yönetmek.
Bu tür hareketler varsa mahkeme, sanığın rolünün yalnızca hesap veya araç vermekle sınırlı olmadığı sonucuna ulaşabilir. Ancak her olay kendi delilleri içinde değerlendirilmelidir. Tek başına para çekme işlemi yapılması dahi olayın koşullarına göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Yeni Düzenleme Beraat Değil, Ceza İndirimi Getiriyor
TCK 158/4 bir af veya beraat düzenlemesi değildir. Düzenlemenin uygulanması için öncelikle kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğinin kabul edilmesi gerekir. Kanunun getirdiği sonuç, iştiraki sınırlı kalan kişi hakkında verilecek cezanın yarı oranında indirilmesidir.
Bununla birlikte dosyanın özelliklerine göre kişinin suç işleme kastının bulunmadığı veya hesabının bilgisi dışında kullanıldığı ileri sürülebilir. Böyle bir durumda hukuki tartışma yalnızca TCK 158/4 indirimiyle sınırlı değildir. Suçun manevi unsurunun oluşmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiği de savunulabilir.
Örneğin hesabı ele geçirilen, kimlik bilgileri kullanılarak adına hesap açılan veya mobil bankacılık şifreleri hileyle alınan kişinin durumuyla hesabını ücret karşılığında bilinçli şekilde kullandıran kişinin durumu aynı değildir.
Dolayısıyla her dosyada önce suçun oluşup oluşmadığı, ardından kişinin iştirak biçimi ve son olarak TCK 158/4 indiriminin uygulanıp uygulanmayacağı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Uyarlama Yargılaması Nedir?
Uyarlama yargılaması, mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren lehe bir kanun hükmünün kesinleşmiş karara uygulanması amacıyla yapılan yargısal değerlendirmedir.
Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesine göre suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz edilir. Bu ilke yalnızca devam eden davalarda değil, mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş ve cezasının infazına başlanmış kişiler bakımından da geçerlidir.
Uyarlama yargılamasında önceki mahkûmiyet dosyası bütünüyle sıfırdan görülmez. Mahkeme, yeni hükmün somut olaya uygulanıp uygulanamayacağını ve uygulanması hâlinde cezanın nasıl değişeceğini inceler.
Ancak TCK 158/4 bakımından yalnızca matematiksel bir indirim yapılması yeterli değildir. Öncelikle hükümlünün iştirakinin hesap, kart veya erişim bilgisi vermekle sınırlı kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Bu değerlendirme gerekçeli kararın yanı sıra dosyadaki banka hareketleri, HTS kayıtları, mesajlar ve diğer delillerin incelenmesini gerektirebilir.
Kesinleşmiş TCK 158 Dosyasında Ne Yapılmalıdır?
TCK 157 veya TCK 158 kapsamında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmişse hükümlü veya müdafii, lehe düzenlemenin uygulanması amacıyla uyarlama yargılaması talebinde bulunabilir.
Başvurudan önce yalnızca gerekçeli kararın okunmasıyla yetinilmemelidir. İddianame, duruşma tutanakları, istinaf veya Yargıtay kararları, banka hesap hareketleri, para çekme görüntüleri, telefon görüşmeleri, mesaj kayıtları ve diğer sanıkların ifadeleri birlikte incelenmelidir.
Dilekçede hükümlünün suça iştirakinin neden sınırlı kaldığı açıkça gösterilmelidir. Örneğin mağdurla hiçbir iletişim kurulmadığı, dolandırıcılık ilanının hazırlanmadığı, suçta kullanılan telefon hattıyla bağlantı bulunmadığı ve hesaba gelen paranın başka kişilerce çekildiği dosya delilleriyle birlikte açıklanabilir.
Somutlaştırılmamış ve yalnızca kanun maddesini tekrar eden bir başvuru, mahkemenin dosyadaki rolü doğru şekilde değerlendirmesini zorlaştırabilir. Bu sebeple uyarlama yargılaması talebi kişiye ve dosyaya özel hazırlanmalıdır.
Uyarlama Yargılaması Talebi Hangi Mahkemeye Yapılır?
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararına ilişkin uyarlama talebi, kural olarak hükmü veren ilk derece mahkemesine sunulur. Kararın istinaf veya Yargıtay incelemesinden geçmiş olması, başvurunun hükmü kuran mahkemeye yapılması kuralını ortadan kaldırmaz.
Nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyeti ağır ceza mahkemesince verilmişse başvuru ilgili ağır ceza mahkemesine yöneltilmelidir. Dosya numarası, karar numarası, kesinleşme tarihi ve hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumu dilekçede açıkça gösterilmelidir.
Başvuru yanlış mercie yapılırsa dilekçenin görevli mahkemeye gönderilmesi mümkün olsa da süreç gereksiz biçimde uzayabilir. Bu nedenle dosyanın infaz aşaması ve hükmü veren mahkeme başvuru öncesinde doğru şekilde belirlenmelidir.
İstinaf ve Yargıtay Aşamasındaki Dosyalarda Ne Olacak?
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hüküm verilmiş ancak dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklar için özel geçiş hükümleri bulunmaktadır.
TCK 158/4’ün uygulanma ihtimali bulunan ve bölge adliye mahkemesi ceza dairesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmüştür.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların ise geliş usulüne uygun şekilde ilk derece mahkemelerine gönderilmesi gerekmektedir.
Sanık veya müdafii, dosyanın bulunduğu kanun yolu merciine ek beyan dilekçesi sunabilir. Bu dilekçede yalnızca yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği belirtilmemeli; sanığın hangi nedenle TCK 158/4 kapsamında kaldığı da açıklanmalıdır.
İlk derece yargılaması devam eden dosyalarda teknik anlamda kesinleşmiş hükme yönelik bir uyarlama talebi söz konusu değildir. Yargılamayı yapan mahkeme, lehe düzenlemeyi doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Bununla birlikte müdafi tarafından açık ve gerekçeli bir uygulama talebinde bulunulması önem taşır.
Mağdur Zararının Giderilmesi Zorunlu mu?
TCK 158/4’teki yarı oranında ceza indirimi ile TCK 168’de düzenlenen etkin pişmanlık birbirinden farklı kurumlardır. TCK 158/4 kişinin suça iştirak biçimine, etkin pişmanlık ise mağdurun uğradığı zararın giderilmesine ilişkindir.
Bu nedenle TCK 158/4 indiriminin değerlendirilmesi ile zarar giderme konusu ayrı ayrı ele alınmalıdır. Bununla birlikte geçiş hükmü, infaz aşamasındaki belirli hükümlüler bakımından TCK 168/2’nin uygulanabilmesi için özel bir imkân tanımıştır.
Düzenleme yürürlüğe girmeden önce hakkında hüküm verilen, dosyası infaz aşamasında bulunan, daha önce TCK 168 uygulanmayan ve TCK 158/4 kapsamına girdiği belirlenen hükümlü; mağdur zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderirse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir.
Zararın tamamen giderilmesi gerekir. Birden fazla mağdurun bulunduğu dosyalarda her mağdurun zarar miktarı ayrı ayrı belirlenmeli ve ödeme ispatlanabilir bir yöntemle gerçekleştirilmelidir.
Altı Aylık Zarar Giderme Süresi Ne Zaman Başlar?
Altı aylık süre, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kendiliğinden başlamaz. Kanundaki düzenlemeye göre süre, mahkeme tarafından hükümlüye zarar giderme konusunda yapılacak ihtardan itibaren işlemeye başlar.
Bu nedenle uyarlama dilekçesinde mağdur zararının belirlenmesi, ödeme yapılacak yerin açıklanması ve hükümlüye usulüne uygun ihtar gönderilmesi talep edilebilir.
Mağdurun ödemeyi kabul etmemesi, mağdura ulaşılamaması veya ödeme hesabının bilinmemesi hâlinde mahkemenin göstereceği yere depo yoluyla ödeme yapılması gündeme gelebilir. Ödeme yöntemi belirlenirken ileride ispat sorunu yaşanmamasına dikkat edilmelidir.
Banka havalesi yapılacaksa açıklama bölümüne dosya numarası, mağdurun adı ve ödemenin zarar giderme amacı taşıdığı yazılmalıdır. Elden ve belgesiz ödeme, etkin pişmanlığın uygulanması aşamasında ciddi ispat sorunlarına yol açabilir.
İnfazın Durdurulması veya Tahliye Talep Edilebilir mi?
Uyarlama yargılaması başvurusu yapılması, mevcut mahkûmiyet kararının infazını kendiliğinden durdurmaz. Hükümlü cezaevindeyse mahkeme ayrıca infazın durdurulmasına karar vermedikçe cezanın infazına devam edilir.
TCK 158/4 indiriminin uygulanmasıyla ortaya çıkacak yeni ceza miktarı, hükümlünün cezaevinde geçirdiği süre ve güncel infaz hesabı birlikte değerlendirildiğinde tahliye şartlarının oluşması mümkün olabilir. Bu durumda uyarlama dilekçesinde infazın durdurulması ve tahliye talebi de ileri sürülebilir.
Ancak geçiş hükmündeki etkin pişmanlık imkânına dayanılarak işlem yapılacak dosyalarda özel bir sınırlama bulunmaktadır. Altı aylık süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar bu hükme dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Bu sebeple zarar daha önce giderilmişse dekontların ve ödeme belgelerinin dilekçeye eklenmesi önemlidir. Zarar giderilmemişse infazın durdurulması talebi, kanundaki sınırlama gözetilerek ve diğer hukuki nedenler ayrıca açıklanarak hazırlanmalıdır.
Mahkeme Uyarlama Yargılamasında Hangi Delilleri Değerlendirecek?
TCK 158/4 uygulamasında mahkemenin temel sorusu, hükümlünün dolandırıcılık suçuna katılımının hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kalıp kalmadığıdır.
Bu kapsamda özellikle aşağıdaki deliller önem taşır:
- Mağdurla yapılan telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar,
- HTS ve baz istasyonu kayıtları,
- Banka hesap hareketleri,
- Para çekme ve para transferi bilgileri,
- ATM ve banka güvenlik kamerası görüntüleri,
- Mobil bankacılığa giriş yapılan cihaz ve IP kayıtları,
- Diğer sanıklarla yapılan yazışmalar,
- Hesap sahibinin elde ettiği komisyon veya menfaat,
- Dolandırıcılıkta kullanılan ilan ve sosyal medya hesapları,
- Sanığın benzer başka dosyalarının bulunup bulunmadığı,
- Gerekçeli kararda sanığın eyleminin nasıl kabul edildiği.
Özellikle gerekçeli kararda hükümlünün tek eyleminin hesabını veya kartını vermek olarak kabul edildiği dosyalarda TCK 158/4 yönünden daha güçlü bir değerlendirme yapılması mümkün olabilir. Buna karşılık karar gerekçesinde mağdurun kandırılmasına doğrudan katılım kabul edilmişse bu kabulün dosya delilleriyle birlikte ayrıntılı şekilde ele alınması gerekir.
TCK 158/4 İçin Örnek Olaylar
Örnek 1: Banka kartının komisyon karşılığında verilmesi
Kişi, banka hesabını ve kartını tanıdığı bir kişiye belirli bir ücret karşılığında vermiştir. Mağdurla hiçbir görüşmesi bulunmamakta, sahte ilanı hazırlamamakta ve hesaba gelen parayı diğer kişi çekmektedir. Bu olayda suç kastı ve iştirak koşulları ayrıca değerlendirilmekle birlikte iştirak yalnızca hesap ve kart vermekle sınırlı kabul edilirse TCK 158/4 indirimi gündeme gelebilir.
Örnek 2: Hesabı verme ve mağdurla görüşme
Kişi hem kendi IBAN’ını kullanmış hem de mağdurla sosyal medya üzerinden görüşerek satış yapıyormuş gibi davranmıştır. Bu durumda mağdurun kandırılmasına doğrudan katılım bulunduğundan eylemin yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı kaldığı kabul edilmeyebilir.
Örnek 3: İş ilanı bahanesiyle alınan banka bilgileri
Kişi, evden çalışma veya çağrı merkezi işi vaadiyle banka hesabı açmış ve erişim bilgilerini işveren olduğunu söyleyen kişiye vermiştir. Hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bilmediğini ileri sürmektedir. Burada öncelikle suç kastının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Kast yoksa beraat tartışması yapılabilir; kastın bulunduğu ancak rolün sınırlı olduğu kabul edilirse TCK 158/4 gündeme gelebilir.
Örnek 4: Çok sayıda hesabın organize edilmesi
Kişi farklı kişilerden banka hesapları toplamakta, bu hesapların erişim bilgilerini suç grubuna vermekte ve gelen paralardan pay almaktadır. Bu kişinin eylemi yalnızca kendi hesabını kullandırmaktan daha kapsamlıdır. Mahkeme organizasyon içindeki rol nedeniyle TCK 158/4 şartlarının oluşmadığı sonucuna ulaşabilir.
Örnek 5: Kripto hesabının kullandırılması
Dolandırıcılıktan elde edilen para, banka hesabından bir kripto varlık platformuna aktarılmış ve hesap başka kişilerce yönetilmiştir. Hesap sahibi yalnızca erişim bilgilerini verdiyse ve suçun diğer aşamalarında rol almadıysa TCK 158/4 kapsamında değerlendirme yapılabilir.
TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalıdır?
Uyarlama dilekçesi, yalnızca yeni kanun maddesinin yazıldığı kısa bir başvurudan ibaret olmamalıdır. Mahkemenin hükümlünün dosyadaki rolünü doğru değerlendirebilmesi için somut ve delile dayalı açıklamalar yapılmalıdır.
Dilekçede özellikle şu bilgilere yer verilmelidir:
- Mahkemenin adı, esas ve karar numarası,
- Mahkûmiyetin kesinleşme tarihi,
- Verilen hapis ve adli para cezası,
- Hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumu,
- Hükümlünün suç içindeki somut rolü,
- Mağdurla iletişim kurulmadığını gösteren deliller,
- Hesabın veya kartın kim tarafından kullanıldığı,
- TCK 158/4’ün neden uygulanması gerektiği,
- Zarar giderilmişse ödeme belgeleri,
- Zarar giderilmemişse ihtar talebi,
- Duruşma açılması ve infazın durdurulması talepleri,
- Lehe kanun karşılaştırması yapılarak yeni ceza belirlenmesi talebi.
TCK 158/4 Uyarlama Yargılaması Dilekçe Örneği
Önemli: Aşağıdaki dilekçe genel örnek niteliğindedir. Her dosyanın suç tarihi, delilleri, sanığın rolü, zarar miktarı ve infaz durumu farklıdır. Başvuru yapılmadan önce dilekçenin somut dosyaya göre düzenlenmesi gerekir.
.................... AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO: …/… Esas – …/… Karar
TALEPTE BULUNAN HÜKÜMLÜ: Ad Soyad – T.C. Kimlik No
BULUNDUĞU CEZA İNFAZ KURUMU: ………………………
MÜDAFİİ: Av. ………………………
KONU: TCK’nın 7. maddesi ile 158. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapılarak uyarlama yargılaması gerçekleştirilmesi, şartları oluştuğu takdirde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve infaz durumunun yeniden değerlendirilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1- Mahkemenizin yukarıda numarası belirtilen dosyasında müvekkil hakkında TCK’nın 158. maddesi uyarınca … yıl … ay hapis ve … TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Karar …/…/…… tarihinde kesinleşmiş olup cezanın infazına devam edilmektedir.
2- 7589 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra uyarınca, TCK’nın 157 veya 158. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştiraki; banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişi hakkında verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi gerekmektedir.
3- Müvekkilin somut olaydaki eylemi, kendisine ait …………… Bankası nezdindeki hesabın ve banka kartının diğer sanık …………… isimli kişiye verilmesiyle sınırlıdır.
4- Müvekkil, mağdurla telefonla, mesajla veya sosyal medya üzerinden iletişim kurmamıştır. Dolandırıcılıkta kullanılan ilanı hazırlamamış, mağdura gerçeğe aykırı beyanda bulunmamış ve mağdurun para göndermesini sağlayan hileli davranışlarda yer almamıştır.
5- Dosyada bulunan HTS kayıtları, banka hareketleri, mesaj içerikleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde müvekkilin dolandırıcılık eyleminin planlanmasına veya yürütülmesine aktif olarak katıldığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı görülecektir.
6- Müvekkilin iştirak kapsamındaki eylemi, hesabın kullanılmasını sağlayan kart ve bilgileri diğer sanığa vermekle sınırlı kalmıştır. Bu nedenle müvekkilin hukuki durumu TCK 158/4 kapsamında değerlendirilmelidir.
7- TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklı olduğunda failin lehine olan kanunun uygulanması ve infaz edilmesi zorunludur. TCK 158/4 hükmü müvekkil bakımından açıkça lehe sonuç doğurmaktadır.
8- Bu nedenle dosya üzerinden lehe kanun karşılaştırması yapılarak müvekkil hakkında uyarlama yargılaması gerçekleştirilmesi ve TCK 158/4 uyarınca cezasından yarı oranında indirim yapılması gerekmektedir.
9- Mağdurun uğradığı …………… TL zarar …/…/…… tarihinde tamamen giderilmiştir. Ödemeye ilişkin dekontlar dilekçe ekinde sunulmaktadır.
Zarar henüz giderilmemişse yukarıdaki paragraf yerine aşağıdaki paragraf kullanılabilir:
9- Müvekkil hakkında daha önce TCK’nın 168. maddesi uygulanmamıştır. Geçiş hükmü kapsamında mağdur zararının tamamen giderilebilmesi için zarar miktarının belirlenmesini, ödeme usulünün açıklanmasını ve müvekkile kanunda öngörülen ihtarın yapılmasını talep ederiz.
10- Yeni düzenlemenin uygulanması sonucunda belirlenecek ceza miktarı ile müvekkilin ceza infaz kurumunda geçirdiği süre birlikte değerlendirildiğinde daha lehe bir infaz durumunun ve tahliye ihtimalinin ortaya çıkması mümkündür.
11- Müvekkilin suç içindeki rolünün ve dosya delillerinin ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğinden duruşma açılarak müvekkil ve müdafiine beyanda bulunma imkânı verilmesini talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER: TCK m.7, m.157, m.158/4, m.168, 5275 sayılı Kanun, 7589 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Gerekçeli karar, kesinleşme şerhi, banka hesap hareketleri, HTS kayıtları, mesaj içerikleri, para çekme kayıtları, ödeme dekontları, infaz evrakı ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda arz edilen nedenlerle;
- Müvekkil hakkında TCK’nın 7. maddesi kapsamında lehe kanun değerlendirmesi yapılmasına,
- Uyarlama yargılaması gerçekleştirilmesine,
- Müvekkilin iştirakinin TCK 158/4 kapsamında kaldığının kabulüne,
- Müvekkilin cezasından yarı oranında indirim yapılmasına,
- Şartları oluştuğu takdirde TCK 168/2 etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına,
- Zarar giderilmemişse zarar miktarı belirlenerek müvekkile usulüne uygun ihtar yapılmasına,
- Duruşma açılarak müvekkil ve müdafiinin dinlenmesine,
- Yasal şartları oluştuğu takdirde infazın durdurulmasına ve müvekkilin tahliyesine,
- Yeni cezanın belirlenmesinden sonra güncel infaz hesabı yapılması amacıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Tarih
Talepte Bulunan Hükümlü Müdafii
Av. ………………………
İmza
EKLER:
- Kesinleşmiş gerekçeli karar örneği,
- Kesinleşme şerhi,
- Güncel müddetname veya infaz durum belgesi,
- Zararın giderildiğini gösteren dekontlar,
- Varsa mağdurun ödeme veya ibra beyanı,
- Vekâletname örneği,
- Diğer belgeler.
TCK 158/4 Uyarlama Başvurusunda Yapılan Önemli Hatalar
Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra çok sayıda standart dilekçenin mahkemelere sunulması beklenmektedir. Ancak dosyanın içeriği değerlendirilmeden hazırlanan kısa başvurular, hükümlünün gerçek rolünün ortaya konulmasını engelleyebilir.
Başvurularda sık yapılan hatalar şunlardır:
- Yalnızca yeni kanun çıktığı belirtilerek ceza indirimi istenmesi,
- Hükümlünün suç içindeki rolünün açıklanmaması,
- Gerekçeli karardaki kabullere hiç değinilmemesi,
- Banka ve iletişim kayıtlarının incelenmemesi,
- Zarar giderilmiş olmasına rağmen dekontların sunulmaması,
- Zarar miktarı belirlenmeden etkin pişmanlık talep edilmesi,
- Yanlış mahkemeye başvuru yapılması,
- İnfazın kendiliğinden duracağı düşüncesiyle hareket edilmesi,
- Birden fazla mağdurun bulunduğu dosyalarda zararların ayrı hesaplanmaması,
- Beraat savunması ile TCK 158/4 indirim talebinin birbirine karıştırılması.
Uyarlama talebinin reddedilmesi hâlinde kararda gösterilen kanun yoluna başvurulabilir. Ancak ilk başvurunun dosyaya özel, somut ve delile dayalı şekilde hazırlanması hak kaybı riskinin azaltılması bakımından önemlidir.
TCK 158/4 ve Uyarlama Yargılaması Hakkında Sık Sorulan Sorular
TCK 158/4 düzenlemesi yürürlüğe girdi mi?
Evet. 7589 sayılı Kanun ile TCK 158’e eklenen dördüncü fıkra yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
IBAN kullandıran herkesin cezası yarıya iner mi?
Hayır. Kişinin dolandırıcılık suçuna katılımının yalnızca hesap, kart veya erişim bilgilerini vermekle sınırlı kalması gerekir. Mağdurun kandırılmasına veya suçun yönetilmesine aktif katılım varsa indirim uygulanmayabilir.
Yeni düzenleme beraat sağlar mı?
TCK 158/4 doğrudan beraat hükmü değildir. Şartların oluşması hâlinde cezada yarı oranında indirim yapılmasını sağlar. Hesabın bilgisi dışında kullanılması veya suç kastının bulunmaması hâlinde beraat konusu ayrıca değerlendirilir.
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı için başvuru yapılabilir mi?
Evet. TCK 158/4 kişinin lehine sonuç doğuruyorsa hükmü veren mahkemeden uyarlama yargılaması talep edilebilir.
Uyarlama dilekçesi verilince ceza infazı durur mu?
Hayır. Başvuru yapılması infazı otomatik olarak durdurmaz. Mahkemenin ayrıca infazın durdurulmasına karar vermesi gerekir.
Zarar ödenmeden TCK 158/4 uygulanabilir mi?
TCK 158/4 indirimi ile etkin pişmanlık farklı kurumlardır. Ancak infaz aşamasındaki hükümlüler için getirilen özel etkin pişmanlık imkânından yararlanmak isteniyorsa mağdur zararının tamamen giderilmesi gerekir.
Altı aylık süre hangi tarihten itibaren hesaplanır?
Altı aylık süre mahkemenin hükümlüye yapacağı ihtardan itibaren başlar. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kendiliğinden başlamaz.
Dosya istinafta ise ne yapılmalı?
Dosyanın bulunduğu bölge adliye mahkemesi ceza dairesine ek dilekçe sunularak TCK 158/4’ün uygulanması talep edilebilir. Geçiş hükmü kapsamında dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gündeme gelebilir.
Kripto para hesabını kullandıran kişi de yararlanabilir mi?
Kanun metninde kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar açıkça yer almaktadır. Kişinin iştiraki yalnızca hesap erişimini sağlayan bilgi veya araçları vermekle sınırlıysa hüküm uygulanabilir.
Uyarlama yargılaması ne kadar sürer?
Süre mahkemenin iş yoğunluğuna, dosyanın kapsamına, duruşma açılıp açılmamasına, zarar tespitine ve ödeme sürecine göre değişir. Her dosya için kesin bir süre vermek mümkün değildir.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
TCK 158/4 düzenlemesi, dolandırıcılık suçunda yalnızca banka hesabını, IBAN’ını, kartını, ödeme hesabını veya kripto varlık hesabını kullandırdığı kabul edilen kişiler bakımından önemli bir lehe düzenlemedir.
Bununla birlikte yeni hüküm, hesabı dolandırıcılık olayında kullanılan herkes için otomatik bir indirim veya cezasızlık getirmemektedir. Mahkeme, kişinin suç içindeki gerçek rolünü, mağdurla bağlantısını, banka işlemlerini, diğer sanıklarla iletişimini ve elde ettiği menfaati birlikte inceleyecektir.
Kesinleşmiş dosyalarda yapılacak uyarlama yargılaması başvurusunun yalnızca kanun maddesini tekrar eden genel bir dilekçeden ibaret olmaması gerekir. Hükümlünün iştirakinin neden sınırlı kaldığı, gerekçeli karardaki kabuller ve dosyadaki deliller üzerinden ortaya konulmalıdır.
Mağdur zararı daha önce giderilmişse ödeme belgelerinin başvuruya eklenmesi; zarar giderilmemişse mahkeme ihtarından itibaren başlayacak altı aylık sürenin doğru takip edilmesi önem taşır. İnfazın durdurulması ve tahliye talepleri de yeni ceza miktarı, cezaevinde geçirilen süre ve zarar durumu dikkate alınarak hazırlanmalıdır.
Her nitelikli dolandırıcılık dosyasının olay yapısı ve delilleri farklıdır. Bu nedenle uyarlama yargılaması, etkin pişmanlık ve infazın durdurulması taleplerinin dosyanın bütünü incelenerek hazırlanması olası hak kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda yer alan dilekçe örneği her dosyada doğrudan kullanılamaz. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme ve başvuru yöntemi değişebilir.

