Tehdit Suçu ve Cezası – TCK 106
Tehdit suçu, bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi suretiyle korkutulması hâlinde gündeme gelen suçlardan biridir. Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu; yüz yüze söylenen sözlerle işlenebileceği gibi telefon görüşmesi, WhatsApp mesajı, SMS, Instagram, Facebook, X veya diğer iletişim araçları üzerinden de gerçekleştirilebilir.
Ancak günlük hayatta kullanılan her sert söz veya tartışma sırasında söylenen her ifade hukuken tehdit suçunu oluşturmaz. Bir sözün tehdit olarak değerlendirilebilmesi için mağdur üzerinde ciddi bir korku veya endişe yaratmaya elverişli olması, gelecekte gerçekleştirileceği bildirilen kötülüğün belirli bir ağırlığa ulaşması ve olayın bütün koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Tehdit suçunun cezası, tehdidin yöneldiği hukuki değere ve suçun işleniş biçimine göre değişmektedir. Özellikle silahla tehdit, birden fazla kişiyle birlikte tehdit, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyarak tehditte bulunması veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılması hâllerinde daha ağır cezalar uygulanır.
Ayrıca 2025 yılında yapılan kanun değişikliğiyle tehdit suçunun bazı cezaları artırılmıştır. Bu nedenle eski tarihli internet içeriklerinde görülen ceza miktarları güncel olmayabilir. Bu makalede TCK 106 kapsamında tehdit suçunun unsurları, cezası, şikâyet süresi, uzlaştırma, silahla tehdit, mesajla tehdit ve güncel yargı uygulaması ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Tehdit Suçu Nedir?
Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Suçla korunan temel hukuki değer kişinin huzuru, güvenliği ve irade özgürlüğüdür.
Bir başkasına, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi tehdit suçunu oluşturabilir.
Örneğin bir kişiye “seni öldüreceğim”, “seni vuracağım” veya olayın şartlarına göre benzer şekilde ciddi bir saldırı gerçekleştirileceğini bildiren sözlerin söylenmesi tehdit suçuna konu olabilir.
Ancak tehdit suçunun oluşması için mutlaka bu tür açık ifadelerin kullanılması gerekmez. Kullanılan sözün veya davranışın anlamından mağdura gelecekte bir kötülük yapılacağı açıkça anlaşılıyorsa tehdit suçu gündeme gelebilir.
Tehdit, mağdurun gelecekte gerçekleşmesi failin iradesine bağlı bir kötülükle korkutulmasıdır. Bu nedenle yalnızca geçmişte gerçekleşmiş bir olaya ilişkin kızgınlık veya hakaret içeren ifadeler her durumda tehdit olarak değerlendirilemez.
Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?
Bir davranışın TCK 106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilmesi için somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Tehdidin ciddi olması, mağduru korkutmaya elverişli bulunması ve gerçekleştirileceği bildirilen kötülüğün failin iradesine bağlı olarak gösterilmesi önem taşır.
Bununla birlikte mağdurun gerçekten korkmuş olması suçun oluşmasının mutlak şartı değildir. Önemli olan tehdidin objektif olarak mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli olup olmadığıdır.
Bu nedenle tehdit suçunda yalnızca kullanılan kelimeler değil;
- tarafların daha önce yaşadığı olaylar,
- fail ile mağdur arasındaki ilişki,
- tehdidin söylendiği ortam,
- failin tehdit sırasında taşıdığı araçlar,
- tehditten önce veya sonra gerçekleşen davranışlar,
- mağdurun tehdidi algılama biçimi
birlikte değerlendirilmelidir.
Tehdit Suçunun Cezası Nedir?
TCK 106'da tehdit suçunun cezası, tehdidin niteliğine göre farklı şekilde belirlenmiştir.
Bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit edilmesi hâlinde fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Suçun bir kadına karşı işlenmesi hâlinde ise cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Tehdidin kişinin malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağı veya başka bir kötülük yapılacağı şeklinde gerçekleştirilmesi durumunda ise farklı bir yaptırım uygulanır.
2025 yılında yapılan değişiklik sonucunda bu tür tehditlerde ceza iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası olarak düzenlenmiştir.
Nitelikli tehdit suçunda ise ceza çok daha ağırdır. TCK 106/2 kapsamında belirlenen nitelikli hâllerde fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Kadına Karşı Tehdit Suçu ve Cezası
TCK 106'da kadına karşı işlenen tehdit suçu bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Bir kadının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit edilmesi hâlinde temel ceza yine altı aydan iki yıla kadar hapis olmakla birlikte verilecek cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Bu düzenleme özellikle aile içi şiddet, boşanma süreci, ayrılık sonrası gerçekleşen takip ve tehdit olaylarında uygulamada önemli bir yere sahiptir.
Tehdidin eş, eski eş veya birlikte olunan kişi tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde ceza soruşturmasının yanı sıra şartları varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme ve yaklaşmama gibi koruyucu veya önleyici tedbirler de gündeme gelebilir.
Malvarlığına Yönelik Tehdit Suçu
Tehdit yalnızca kişinin hayatına veya vücut bütünlüğüne yönelik olmak zorunda değildir.
Bir kişinin evinin, otomobilinin, işyerinin veya başka bir malvarlığı değerinin ciddi şekilde zarara uğratılacağının bildirilmesi de TCK 106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.
Örneğin somut olayın şartlarına göre “arabanı yakacağım” veya “dükkanını başına yıkacağım” şeklindeki ifadeler malvarlığına yönelik tehdit kapsamında değerlendirilebilir.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya sair kötülük tehdidi şikâyete bağlıdır.
4 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan düzenlemeyle bu suç bakımından daha önce yalnızca altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülürken cezanın alt sınırı iki ay olarak belirlenmiştir.
Silahla Tehdit Suçu ve Cezası
Tehdidin silahla gerçekleştirilmesi TCK 106/2 kapsamında suçun nitelikli hâlidir.
Silah kullanılması, tehdidin mağdur üzerindeki korkutucu etkisini önemli ölçüde artırdığı için kanun koyucu daha ağır bir yaptırım öngörmüştür.
Silahla tehdit suçunda fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilebilir.
Silahın mutlaka mağdura doğrultulması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Somut olayda silahın mağduru korkutmak amacıyla nasıl kullanıldığı değerlendirilmelidir.
Örneğin silahın gösterilerek tehdit edilmesi, olayın özelliklerine göre silahla tehdit suçunu oluşturabilir.
Ayrıca ceza hukuku bakımından “silah” kavramı yalnızca tabanca veya tüfekle sınırlı değildir. TCK'nın silah tanımına giren bıçak ve benzeri araçların kullanılması da somut olayın özelliklerine göre nitelikli hâlin uygulanmasına neden olabilir.
Nitelikli Tehdit Suçu Nedir?
TCK 106/2 tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren işleniş biçimlerini düzenlemektedir.
Tehdidin;
- silahla,
- kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle,
- imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
- birden fazla kişi tarafından birlikte,
- mevcut veya varsayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak
işlenmesi hâlinde nitelikli tehdit suçu meydana gelebilir.
Bu durumda güncel düzenlemeye göre fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Nitelikli tehdidin üst sınırı daha önce beş yıl iken 2025 yılında yapılan kanun değişikliği ile yedi yıla çıkarılmıştır.
WhatsApp ve Mesajla Tehdit Suçu
Tehdit suçunun yüz yüze gerçekleştirilmesi zorunlu değildir.
WhatsApp mesajı, SMS, Instagram DM, Facebook Messenger, Telegram veya başka bir iletişim aracı üzerinden gönderilen tehdit içerikli mesajlar da TCK 106 kapsamında değerlendirilir.
Bu tür dosyalarda en önemli konulardan biri mesajın gerçekten şüpheli tarafından gönderildiğinin ispatlanmasıdır.
Yalnızca ekran görüntüsü bulunması her olayda tartışmayı sona erdirmez. Mesajın gönderildiği telefon numarası, hesabın kime ait olduğu, konuşmanın tamamı, cihaz incelemeleri ve gerektiğinde bilirkişi değerlendirmeleri önem taşıyabilir.
Ayrıca mesajın tek başına değil, konuşmanın bütünü içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Tartışmanın öncesindeki ve sonrasındaki mesajlar kullanılan ifadenin anlamını değiştirebilir.
Sosyal Medyada Tehdit Suçu
Instagram, Facebook, X, TikTok ve benzeri sosyal medya platformlarında yapılan tehdit içerikli paylaşımlar da cezai sorumluluk doğurabilir.
Failin gerçek hesabını kullanması şart değildir. Sahte veya anonim hesap üzerinden gerçekleştirilen tehditlerde de hesabın sahibinin teknik ve diğer delillerle tespit edilmesi hâlinde ceza soruşturması yürütülebilir.
Sosyal medya üzerinden gerçekleşen tehditlerde;
- ekran görüntülerinin saklanması,
- kullanıcı adının kaydedilmesi,
- paylaşımın tarih ve saatinin korunması,
- varsa profil bağlantısının muhafaza edilmesi
delillendirme açısından önem taşıyabilir.
Ancak sahte hesap kullanılmış olması tek başına TCK 106/2'deki “kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması” nitelikli hâlinin otomatik olarak oluştuğu anlamına gelmemelidir. Somut olayın işleniş biçimi ve failin kimliğini gizleme yöntemi ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolaylı veya Şarta Bağlı Tehdit Suç Oluşturur mu?
Tehdit suçunun oluşabilmesi için failin mutlaka “seni öldüreceğim” gibi açık bir ifade kullanması gerekmez.
Sözün anlamından mağdura gelecekte ciddi bir kötülük yapılacağı açık şekilde anlaşılabiliyorsa dolaylı ifadeler de tehdit kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin olayın koşullarına göre “sen dışarı çıkınca görüşürüz”, “bunun hesabını sana soracağım” veya benzeri ifadelerin tehdit oluşturup oluşturmadığı yalnızca kelimeler üzerinden değil, olayın tamamı üzerinden değerlendirilmelidir.
Tarafların geçmişteki ilişkisi, failin önceki davranışları, sözün söylendiği ortam ve kullanılan beden dili değerlendirmede etkili olabilir.
Aynı şekilde tehdit bir şarta bağlanmış olabilir. Failin, mağduru belirli bir davranışta bulunmaya veya bulunmamaya zorlamak amacıyla kötülük yapacağını bildirmesi olayın niteliğine göre tehdit dışında cebir veya şantaj gibi başka suçların da tartışılmasına neden olabilir.
Tehdit Suçu ile Şantaj Suçu Arasındaki Fark
Tehdit ile şantaj uygulamada birbirine karıştırılan iki farklı suç tipidir.
Tehdit suçunda temel olarak mağdur gelecekte gerçekleştirileceği bildirilen bir kötülükle korkutulmaktadır.
Şantaj suçunda ise mağdurun bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlanması ya da failin haksız bir menfaat sağlamaya çalışması söz konusu olabilir.
Örneğin “seni döveceğim” şeklindeki bir ifade şartları varsa tehdit suçunu oluşturabilirken, “bana para vermezsen özel görüntülerini yayımlarım” şeklindeki bir davranış olayın özelliklerine göre şantaj suçunun unsurlarını oluşturabilir.
Suç vasfının doğru belirlenmesi uygulanacak ceza ve yargılama bakımından büyük önem taşır.
Tehdit ve Hakaret Suçunun Birlikte İşlenmesi
Bir tartışma sırasında hem tehdit hem de hakaret içeren ifadeler kullanılabilir.
Örneğin failin mağdura hakaret ettikten sonra hayatına veya vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini söylemesi hâlinde, somut olayın özelliklerine göre hem TCK 125 kapsamında hakaret hem de TCK 106 kapsamında tehdit suçu ayrı ayrı gündeme gelebilir.
Bu durumda kullanılan sözlerin bir bütün hâlinde incelenmesi ve hangi ifadelerin hangi suçun unsurlarını oluşturduğunun belirlenmesi gerekir.
Hakaret suçuna ilişkin ayrıntılı bilgi için Hakaret Suçu ve Cezası – TCK 125 başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Tehdit Suçunda Şikâyet Süresi Var mı?
Tehdit suçunda şikâyet şartı tehdidin niteliğine göre değişmektedir.
Mağdurun veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit, kural olarak şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde re'sen soruşturma yapabilir.
Buna karşılık kişinin malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından veya sair bir kötülük yapılacağından bahisle tehdit edilmesi TCK 106/1'in ikinci kısmı kapsamında şikâyete bağlıdır.
Şikâyete bağlı suçlarda TCK 73 kapsamında mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde şikâyet hakkını kullanması gerekir.
Nitelikli tehdit suçları ise şikâyete tabi değildir ve savcılık tarafından re'sen soruşturulur.
Tehdit Suçunda Uzlaştırma Var mı?
Tehdit suçunda uzlaştırma konusu suçun hangi fıkra kapsamında kaldığına göre değerlendirilmelidir.
TCK 106/1 kapsamında kalan bazı tehdit suçları uzlaştırma kapsamında olabilir. Yargıtay kararlarında da TCK 106/1 kapsamındaki tehdit suçları yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır.
Buna karşılık TCK 106/2 kapsamında düzenlenen nitelikli tehdit suçlarında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması söz konusu değildir.
Bu nedenle yalnızca “tehdit suçu uzlaşmaya tabidir” şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru olmaz. Öncelikle isnat edilen eylemin TCK 106'nın hangi fıkrasını oluşturduğu belirlenmelidir.
Tehdit Suçunda Deliller Nelerdir?
Tehdit suçunda deliller olayın gerçekleşme şekline göre değişebilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan deliller şunlardır:
- WhatsApp ve SMS mesajları,
- Instagram ve diğer sosyal medya mesajları,
- telefon görüşmesine ilişkin kayıtlar,
- kamera görüntüleri,
- tanık beyanları,
- ses kayıtları,
- ekran görüntüleri,
- telefon ve bilgisayar incelemeleri,
- IP ve hesap tespitine ilişkin teknik kayıtlar,
- olayın hemen sonrasında yapılan ihbar ve başvurular.
Her delilin hukuka uygun biçimde elde edilmesi gerekir. Hukuka aykırı elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılması ciddi sorunlar doğurabilir.
Özellikle mesajlaşma ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen tehditlerde yalnızca ekran görüntüsüne değil, görüntünün gerçekliği ve bütünlüğüne de dikkat edilmelidir.
Tehdit Suçunda Ses Kaydı ve Ekran Görüntüsü Delil Olur mu?
Tehdit içeren konuşmanın ses kaydına alınması veya mesajların ekran görüntüsünün alınması uygulamada sık karşılaşılan durumlardır.
Ancak gizli ses kayıtlarının hukuka uygun olup olmadığı her olayda ayrı değerlendirilmelidir.
Kişinin kendisine yönelen ve ani gelişen bir saldırı veya tehdidi başka şekilde ispatlama imkânının bulunmadığı istisnai durumlarla, önceden planlanarak sistematik biçimde yapılan kayıtlar aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Ekran görüntülerinde ise mesajın hangi hesaptan gönderildiği, konuşmanın tamamının dosyaya sunulup sunulmadığı ve görüntü üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı önem taşır.
Bu nedenle elektronik delillerin mümkün olduğunca orijinal cihaz ve diğer destekleyici verilerle birlikte korunması yararlı olabilir.
Tehdit Suçunda Tutuklama veya Adli Kontrol Olur mu?
Tehdit suçundan soruşturma yürütülmesi, şüphelinin otomatik olarak tutuklanacağı anlamına gelmez.
Tutuklama tedbiri CMK'daki genel şartların bulunması hâlinde uygulanabilir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında kaçma, delilleri karartma veya diğer tutuklama nedenlerinin bulunması gerekir.
Özellikle silahla tehdit, tekrarlanan tehditler, mağdura yönelik ciddi ve yakın saldırı riski veya nitelikli tehdit iddialarında koruma tedbirleri daha yoğun biçimde gündeme gelebilir.
Mahkeme tutuklama yerine imza verme, belirli yerlere gitmeme, mağdura yaklaşmama veya başka adli kontrol tedbirlerini de değerlendirebilir.
Güncel Yargı Kararlarında Tehdit Suçu
Yargıtay uygulamasında tehdit suçunun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde sözün yalnızca sözlük anlamına bakılmamaktadır. Olayın tamamı, tarafların ilişkisi ve kullanılan ifadenin objektif olarak korku yaratmaya elverişli olup olmadığı değerlendirilir.
Tehdidin Ciddiliği ve Elverişliliği
Bir ifadenin tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından mağdurun mutlaka fiilen korkmuş olması aranmasa da kullanılan söz veya davranışın objektif olarak ciddi bir kötülük bildirimi niteliğinde olması önemlidir.
Bu nedenle kızgınlıkla söylenen her söz veya günlük tartışma sırasında kullanılan her sert ifade otomatik olarak TCK 106 kapsamında değerlendirilmemelidir.
Birden Fazla Kişiyle Birlikte Tehdit
Yargıtay kararlarında TCK 106/2-c kapsamında birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilen tehditlerde, faillerin suçun icrası üzerinde birlikte hareket edip etmedikleri değerlendirilmektedir.
Yargıtay karar arama sisteminde de TCK 106/2-c kapsamında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçuna ilişkin mahkûmiyet kararlarının incelendiği güncel kararlar bulunmaktadır.
Uzlaştırma Konusunda Yargıtay Uygulaması
Yargıtay, TCK 106/1 kapsamında uzlaştırmaya tabi tehdit suçlarında uzlaştırma işlemi yapılmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni olarak değerlendirebilmektedir.
Bu nedenle özellikle temel tehdit suçunda dosyanın hangi tarihte işlendiği ve uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
2025 Yılındaki Ceza Artırımı
4 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan kanuni değişiklikle TCK 106'da önemli değişiklikler yapılmıştır.
Malvarlığına yönelik veya sair kötülük tehdidinde cezanın alt sınırı iki ay olarak belirlenmiş; TCK 106/2'deki nitelikli tehdit suçunda ise daha önce beş yıl olan hapis cezasının üst sınırı yedi yıla çıkarılmıştır.
Bu nedenle özellikle eski tarihli karar ve makalelerde yer alan “nitelikli tehdit 2 yıldan 5 yıla kadar hapis” bilgisi güncel suçlar bakımından artık geçerli değildir.
Tehdit Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Seni öldürürüm demek suç mu?
Bir kişiye ciddi biçimde “seni öldürürüm” veya benzeri şekilde hayatına yönelik saldırı gerçekleştirileceğini bildiren sözlerin söylenmesi, somut olayın koşullarına göre TCK 106 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.
WhatsApp'tan tehdit suç olur mu?
Evet. Tehdidin yüz yüze yapılması şart değildir. WhatsApp, SMS veya sosyal medya mesajıyla gerçekleştirilen tehdit de TCK 106 kapsamında soruşturulabilir.
Tehdit suçunun cezası kaç yıldır?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdit suçunda ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydır. Nitelikli tehdit hâllerinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapis olabilir.
Silahla tehdit cezası ne kadar?
Silahla tehdit TCK 106/2 kapsamında nitelikli tehdit suçudur ve güncel düzenlemeye göre iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Tehdit suçu şikâyete bağlı mı?
Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdit şikâyete bağlı değildir. Buna karşılık malvarlığına büyük zarar verme veya sair kötülük tehdidi şikâyete bağlıdır.
Tehdit suçunda şikâyet süresi ne kadar?
Şikâyete bağlı tehdit suçlarında mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde şikâyet hakkını kullanmalıdır.
Tehdit suçu uzlaşmaya tabi mi?
TCK 106/1 kapsamında kalan bazı tehdit suçlarında uzlaştırma hükümleri uygulanabilir. Ancak TCK 106/2 kapsamındaki nitelikli tehdit suçlarında uzlaştırma uygulanmaz.
Tehditten hapse girilir mi?
Tehdit suçunda hapis cezası öngörülmektedir. Ancak kişinin fiilen cezaevine girip girmeyeceği verilen cezanın miktarı, adli sicil durumu, cezanın ertelenmesi veya diğer bireyselleştirme hükümleri gibi çok sayıda faktöre bağlıdır.
Tehdit mesajını silmek delili ortadan kaldırır mı?
Mesajın telefondan silinmiş olması her durumda delilin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Karşı taraftaki kayıtlar, ekran görüntüleri, cihaz incelemeleri ve diğer teknik veriler değerlendirmeye konu olabilir.
Sonuç
Tehdit suçu ve cezası TCK 106'da ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Suçun temel amacı kişinin huzurunu, güvenliğini ve özgür iradesini gelecekte gerçekleştirileceği bildirilen ciddi saldırılara karşı korumaktır.
Tehdit suçunun hukuki niteliği kullanılan sözden çok daha geniş bir değerlendirme gerektirir. Tarafların ilişkisi, olayın geçmişi, kullanılan sözün ciddiliği, tehdidin hangi araçla gerçekleştirildiği ve olay sonrasındaki davranışlar birlikte incelenmelidir.
Özellikle silahla tehdit, birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit ve suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak tehdit gibi durumlar nitelikli tehdit kapsamında değerlendirilmekte ve güncel mevzuata göre iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşılabilmektedir.
2025 yılında yapılan kanun değişikliğiyle tehdit suçunun bazı yaptırımları artırılmıştır. Bu nedenle eski tarihli hukuki içeriklerde yer alan ceza miktarları üzerinden işlem yapılmadan önce güncel mevzuatın kontrol edilmesi önemlidir.
WhatsApp, sosyal medya, telefon görüşmesi veya yüz yüze gerçekleştirilen tehditlerde delillerin hukuka uygun biçimde toplanması, şikâyet şartının doğru belirlenmesi ve eylemin TCK 106'nın hangi fıkrası kapsamına girdiğinin tespit edilmesi ceza yargılamasının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Her tehdit dosyası kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle hem tehdit edildiğini belirten mağdur hem de hakkında tehdit suçundan soruşturma veya kovuşturma yürütülen şüpheli ya da sanık açısından somut dosyanın güncel mevzuat ve yüksek yargı kararları çerçevesinde incelenmesi önem taşımaktadır.

