Israrlı Takip Suçu ve Cezası (TCK 123/A): Şikâyet, Uzaklaştırma ve Yargılama Süreci
Bir kişinin ayrılmak istemesine rağmen eski sevgilisi tarafından sürekli aranması, iş çıkışında takip edilmesi, sosyal medya üzerinden farklı hesaplardan mesaj alması veya ortak tanıdıklar aracılığıyla rahatsız edilmesi günlük hayatta karşılaşılan durumlardır. Başlangıçta yalnızca iletişim kurma çabası gibi görülebilen bu davranışlar, belirli bir yoğunluğa ulaştığında ceza hukuku bakımından suç oluşturabilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçu, bir kimsenin fiziksel olarak takip edilmesi veya çeşitli iletişim yollarıyla kendisiyle ısrarla temas kurulmaya çalışılması sonucunda ciddi huzursuzluk yaşaması ya da kendisinin veya yakınlarının güvenliğinden endişe duyması hâlinde gündeme gelir.
Bu suç yalnızca eski eşler veya geçmişte duygusal ilişki yaşamış kişiler arasında ortaya çıkmaz. Tanımadığı bir kişi tarafından takip edilen, iş yerinde sürekli rahatsız edilen veya internette engellemesine rağmen farklı hesaplardan mesaj almaya devam eden kişiler de somut olayın özelliklerine göre bu suçun mağduru olabilir.
Kısaca: TCK 123/A uyarınca ısrarlı takip suçunun temel cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Kanunda belirtilen nitelikli hâllerde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir. Suç şikâyete bağlıdır ancak uzlaştırma kapsamında değildir. Mağdur, koşulları mevcutsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir de talep edebilir.
Israrlı Takip Suçu Nedir? (TCK 123/A)
Israrlı takip suçu, 12 Mayıs 2022 tarihinde kabul edilen 7406 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'na eklenmiş ve bağımsız bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden önce benzer davranışlar çoğunlukla kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, tehdit veya olayın niteliğine göre başka suçlar kapsamında değerlendiriliyordu.
Yeni düzenleme ile özellikle sistematik takip davranışlarının mağdur üzerinde yarattığı psikolojik baskının ayrıca cezalandırılması amaçlanmıştır. Bir kişinin evine giderken sürekli aynı kişiyle karşılaşması, çalışma saatlerinin izlenmesi veya iletişim kurmak istemediğini bildirdiği hâlde tekrar tekrar aranması, belirli koşullarda ısrarlı takip suçu bakımından değerlendirilir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktadır. Her arama, mesaj veya karşılaşma kendiliğinden ısrarlı takip suçu oluşturmaz. Kanunun aradığı ısrarlı davranışların ve mağdur üzerindeki ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi sonucunun somut olayda bulunması gerekir.
Dolayısıyla tarafların geçmişte ilişki yaşamış olması, birbirlerini tanıyor olmaları veya aralarında devam eden bir uyuşmazlık bulunması tek başına suçun oluştuğunu ya da oluşmadığını göstermez. Davranışların ne kadar sürdüğü, hangi sıklıkta tekrarlandığı ve mağdur üzerindeki etkileri birlikte incelenir.
Israrlı Takip Suçunun Unsurları Nelerdir?
TCK 123/A kapsamında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için suçun kanuni unsurlarının gerçekleşmesi gerekir. Bu suç bakımından yalnızca failin davranışına değil, davranışın mağdur üzerindeki sonucuna da önem verilir.
1. Israrlı davranış bulunmalıdır
Suçun ayırt edici özelliği ısrardır. Failin mağduru fiziksel olarak takip etmesi veya iletişim araçlarını kullanarak onunla temas kurmaya çalışması, olayın bütününde süreklilik ve tekrar niteliği taşımalıdır.
Örneğin bir kişinin cevap alamadığı hâlde farklı günlerde defalarca arama yapması, engellendikten sonra yeni hesaplar açması ve mağdurun bulunduğu yerlere sürekli gitmesi ısrar unsurunun değerlendirilmesinde önem taşır. Buna karşılık tek seferlik bir mesajın veya rastlantısal karşılaşmanın bu suç kapsamında değerlendirilmesi kural olarak mümkün değildir.
Kanunda suçun oluşması için kesin bir arama sayısı ya da belirli bir gün sınırı öngörülmemiştir. Israrın bulunup bulunmadığı, davranışların yoğunluğu ve olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenir.
2. Kanunda belirtilen takip veya temas kurma davranışı gerçekleşmelidir
Kanun iki temel hareket biçimini düzenler. Bunlardan ilki mağdurun fiziksel olarak ısrarla takip edilmesidir. İkincisi ise haberleşme ve iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler kullanılarak mağdurla ısrarla temas kurulmaya çalışılmasıdır.
Fiziksel takip bakımından kişinin arkasından yürümek, belirli güzergâhlarda sürekli beklemek veya iş yerine giriş çıkışlarını izlemek örnek gösterilebilir. Dijital takip bakımından ise telefon aramaları, mesajlar, sosyal medya hesapları ve farklı iletişim uygulamaları gündeme gelebilir.
3. Mağdur ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaşamalıdır
TCK 123/A, her türlü rahatsızlığı değil, mağdur üzerinde ciddi huzursuzluk oluşmasını veya mağdurun kendisinin ya da yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasını arar.
Örneğin mağdurun işe giderken güzergâh değiştirmesi, evden çıkarken takip edilmekten korkması, sürekli yeni telefon numaralarıyla aranması nedeniyle günlük yaşamının etkilenmesi veya yakınlarının güvenliğinden endişe etmesi bu unsurun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Bununla birlikte kişinin mutlaka işini bırakmış veya evini değiştirmiş olması gerekmez. Bunlar kanunda ayrıca düzenlenmiş nitelikli hâllerle ilgili olabilecek sonuçlardır. Temel suç açısından ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesinden birinin meydana gelmesi yeterlidir.
4. Suç kasten işlenmelidir
Israrlı takip suçu taksirle işlenebilen suçlardan değildir. Failin kanunda düzenlenen davranışları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Kastın bulunup bulunmadığı değerlendirilirken taraflar arasındaki iletişim, geçmiş olaylar, davranışların tekrarı ve failin açıklamaları dikkate alınabilir.
Failin mutlaka fiziksel zarar vermeyi amaçlaması şart değildir. Ancak davranışların hukuki niteliği belirlenirken kast ve suçun diğer unsurları birlikte değerlendirilmelidir.
Hangi Davranışlar Israrlı Takip Suçu Oluşturabilir?
Uygulamada ısrarlı takip tek bir biçimde ortaya çıkmaz. Bazı olaylarda mağdurun sürekli fiziksel olarak izlenmesi, bazı olaylarda ise dijital iletişim kanallarının kullanılması söz konusudur.
Somut olayda kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde aşağıdaki davranışlar ısrarlı takip suçunun konusu olabilir:
- Mağdurun iş yeri veya evinin önünde sürekli beklemek.
- Gittiği yerleri öğrenerek tekrar tekrar karşısına çıkmak.
- İletişim kurmak istemediğini bildiren kişiyi farklı numaralardan aramak.
- Sosyal medya üzerinden engellenmesine rağmen yeni hesaplar açarak mesaj göndermek.
- Ortak arkadaşları veya akrabaları kullanarak sürekli haber göndermeye çalışmak.
- Mağdurun günlük güzergâhını izlemek ve bulunduğu yerlere gitmek.
- Birden fazla iletişim kanalı kullanarak kişinin kendisiyle temas kurmaya zorlanmasına yol açan davranışlarda bulunmak.
Bu örneklerin tamamı her durumda suç oluşturmaz. Değerlendirme yapılırken davranışların sürekliliği, mağdurun yaşadığı ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi ve eldeki deliller birlikte incelenmelidir.
Ayrıca aynı davranışlar bazı durumlarda tehdit, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal veya başka suçlarla da bağlantılı olabilir. Bu nedenle şikâyetin yalnızca bir suç adıyla sınırlandırılması yerine gerçekleşen olayların ayrıntılı biçimde anlatılması önemlidir.
Sosyal Medya, Instagram ve WhatsApp Üzerinden Israrlı Takip Suçu
Teknolojik gelişmelerle birlikte ısrarlı takip davranışları yalnızca fiziksel ortamda gerçekleşmemektedir. Instagram, WhatsApp, Telegram, e-posta ve diğer iletişim uygulamaları üzerinden sürdürülen temas girişimleri de TCK 123/A kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin bir kişi eski sevgilisini Instagram üzerinden engelledikten sonra aynı kişinin yeni hesaplar açarak mesaj göndermeye devam etmesi, başka numaralardan WhatsApp mesajları göndermesi veya ortak tanıdıkları üzerinden sürekli iletişim kurmaya çalışması hâlinde ısrarlı takip iddiası gündeme gelebilir.
Burada mesajların mutlaka tehdit veya hakaret içermesi gerekmez. Görünüşte sıradan ifadelerin sürekli tekrarlanması da diğer kanuni unsurların gerçekleşmesi durumunda suç oluşturabilir.
Ancak yalnızca bir kişinin herkese açık sosyal medya hesabını görüntülemek, paylaşımlarını takip etmek veya bir defaya mahsus iletişim kurmaya çalışmak tek başına TCK 123/A kapsamında mahkûmiyet için yeterli değildir.
Dijital takip olaylarında failin kimliğinin belirlenmesi de ayrı bir önem taşır. Sahte hesap kullanılması, hesabın belirli bir kişiye ait olduğunun kendiliğinden kabul edilmesini sağlamaz. Hesap bağlantıları, ilgili platformlardan temin edilebilecek kayıtlar ve diğer deliller değerlendirilmelidir.
Israrlı Takip Suçunun Cezası 2026 Yılında Ne Kadar?
2026 yılı itibarıyla TCK 123/A kapsamında öngörülen temel ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Kanunda sayılan nitelikli hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda ise ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir.
| Suçun İşleniş Biçimi | Hapis Cezası | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Israrlı takip suçunun temel hâli | 6 ay – 2 yıl | TCK 123/A-1 |
| Çocuğa veya ayrılık kararı verilen ya da boşanılan eşe karşı işlenmesi | 1 yıl – 3 yıl | TCK 123/A-2/a |
| Mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olunması | 1 yıl – 3 yıl | TCK 123/A-2/b |
| Fail hakkında uzaklaştırma veya belirli yerlere yaklaşmama tedbiri varken suçun işlenmesi | 1 yıl – 3 yıl | TCK 123/A-2/c |
Mahkeme ceza belirlerken suçun işleniş biçimini, failin kastını, meydana gelen sonuçları ve Türk Ceza Kanunu'nun cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerini değerlendirir. Kanunda gösterilen ceza aralığı, her olayda aynı miktarda ceza verileceği anlamına gelmez.
Birden fazla nitelikli hâlin aynı olayda gerçekleşmesi, otomatik olarak her biri için ayrı bir ceza verilmesini gerektirmez. Suçun hukuki niteliği ve uygulanacak hükümlerin belirlenmesi mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Eski Sevgilinin veya Eski Eşin Sürekli Araması ve Takip Etmesi
Israrlı takip şikâyetlerinin önemli bir bölümü sona eren ilişkiler sonrasında ortaya çıkmaktadır. Taraflardan birinin ilişkiyi bitirmek istemesi, diğer kişinin ise bu kararı kabul etmeyerek aramaya, mesaj göndermeye veya fiziksel takipte bulunmaya devam etmesi uyuşmazlığın temelini oluşturabilir.
Ancak eski sevgili ile boşanılan eş arasında ceza miktarı bakımından önemli bir ayrım vardır.
TCK 123/A-2/a hükmü, suçun çocuğa veya hakkında ayrılık kararı verilen ya da boşanılan eşe karşı işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenlemiştir. Eski sevgiliye karşı işlenmesi ise sırf geçmişte duygusal ilişki bulunması nedeniyle bu bent kapsamında nitelikli hâl oluşturmaz.
Örneğin boşanma kararı kesinleşmiş bir kişinin eski eşini ısrarla takip etmesi hâlinde diğer koşullar da mevcutsa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören düzenleme uygulanabilir.
Buna karşılık daha önce sevgili olan iki kişi arasındaki takip iddiasında kural olarak temel ceza gündeme gelir. Fakat fail hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama kararı bulunması ya da kanundaki diğer nitelikli sonuçların oluşması durumunda ceza aralığı değişebilir.
Evli olmakla birlikte yalnızca fiilen ayrı yaşayan kişilerin durumu da dikkatle incelenmelidir. Kanundaki ayrılık kararı ifadesi ile tarafların kendi aralarında fiilen ayrı yaşaması aynı hukuki durum değildir. Bununla birlikte mevcut bir uzaklaştırma tedbiri, ayrı bir nitelikli hâlin uygulanmasına neden olabilir.
Israrlı Takip Suçu Şikâyete Bağlı mı? Şikâyet Süresi Ne Kadar?
Israrlı takip suçu şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır. TCK 123/A'nın üçüncü fıkrası, maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olduğunu açıkça belirtir.
TCK 73 uyarınca genel şikâyet süresi, şikâyet hakkı bulunan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Ancak ısrarlı takip gibi tekrarlanan davranışlara dayalı olaylarda sürenin başlangıcı, eylemlerin zaman içindeki bütünlüğü dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle mağdurun ilk rahatsız edici davranıştan sonra aylarca beklemesi, süre hesabı bakımından sorun yaratabilir. Şikâyet hakkının kaybedilmemesi ve delillerin korunması için gecikmeden başvuru yapılması önemlidir.
Israrlı takip şikâyeti nereye yapılır?
Mağdur, Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak suç duyurusunda bulunabilir. Polis veya jandarma birimlerine de şikâyet iletilebilir. Başvuruda olayların tarihleri, iletişim biçimleri, failin kimliği biliniyorsa kimlik bilgileri ve mevcut deliller açıklanmalıdır.
Şikâyet dilekçesinde yalnızca "beni rahatsız ediyor" denilmesi yerine, olayların hangi tarihlerde gerçekleştiğinin, kişinin nasıl takip edildiğinin ve bu davranışların hayatında ne gibi etkiler oluşturduğunun anlatılması soruşturmanın sağlıklı yürütülmesine yardımcı olur.
Şikâyetten vazgeçilirse ne olur?
Israrlı takip suçu şikâyete bağlı olduğundan, usulüne uygun şikâyetten vazgeçme kural olarak yargılamayı etkiler. Ancak TCK 73 hükümleri gereğince vazgeçmenin sanık tarafından kabul edilmemesi durumunda yargılama devam edebilir.
Şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonuçları değerlendirilmeden yalnızca taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığı düşüncesiyle hareket edilmemelidir. Özellikle aynı dosyada başka suçlar bulunuyorsa her suç bakımından şikâyet koşulları ayrı incelenmelidir.
Israrlı Takip Suçu Nasıl İspatlanır? Hangi Deliller Önemlidir?
Israrlı takip dosyalarında en önemli sorunlardan biri, olayların sürekliliğinin ve mağdur üzerindeki etkilerinin ortaya konulmasıdır. Bir kişinin defalarca arandığını veya takip edildiğini ileri sürmesi soruşturma başlatılması için önemli olmakla birlikte, ceza mahkûmiyeti için suçun unsurlarının hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir.
Olayın niteliğine göre kullanılabilecek deliller şunlardır:
- WhatsApp, SMS ve diğer mesajlaşma kayıtları.
- Telefon arama geçmişi ve hukuka uygun şekilde temin edilen iletişim kayıtları.
- Sosyal medya yazışmaları ve hesap bilgileri.
- İş yeri, apartman veya çevredeki güvenlik kamerası kayıtları.
- Olayları gören veya takip davranışına tanık olan kişilerin beyanları.
- Önceden alınmış uzaklaştırma ve yaklaşmama kararları.
- Kolluğa yapılan önceki başvurular ve tutanaklar.
- Somut olayla bağlantılı sağlık kayıtları veya diğer belgeler.
Ekran görüntüleri faydalı olmakla birlikte tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Görüntülerin değiştirilip değiştirilmediği, hesabın kime ait olduğu ve mesajların hangi koşullarda gönderildiği araştırılabilir.
Bu nedenle dijital delillerin mümkün olduğunca orijinal hâliyle korunması, yazışmaların silinmemesi ve gerektiğinde teknik incelemeye elverişli kayıtların muhafaza edilmesi önemlidir.
Öte yandan delil elde etme amacıyla başka bir kişinin hesabına izinsiz girilmesi, haberleşmesinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi veya gizli kayıt yapılması ayrıca hukuki sorumluluk doğurabilir. Delil toplama süreci hukuka uygun yürütülmelidir.
Israrlı Takip Nedeniyle Uzaklaştırma ve Koruma Kararı Alınabilir mi?
Israrlı takip mağdurlarının başvurabileceği hukuki yollardan biri 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki tedbirlerdir.
6284 sayılı Kanun yalnızca evli kişiler arasında uygulanmaz. Kanunun birinci maddesi, tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri de koruma kapsamına almıştır.
Dolayısıyla takip eden kişiyle evlilik veya aile bağı bulunmaması, tek başına koruyucu tedbir talebine engel değildir. Başvurunun kabulü bakımından kanunun aradığı koşullar ve olayın niteliği değerlendirilir.
Hangi tedbirler istenebilir?
Somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından failin mağdura yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi, mağdurun konutuna veya iş yerine yaklaşmaması gibi önleyici tedbirlere karar verilebilir.
Koruyucu veya önleyici tedbir talepleri için yetkili mercilere başvurulabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunda öngörülen şartlarla kolluk makamları tarafından da bazı tedbirler alınabilir.
Koruma tedbirleri ile ceza soruşturması birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Bir kişi hakkında henüz mahkûmiyet kararı verilmemiş olması, kanuni koşulları bulunan koruma tedbirlerinin uygulanmasını kendiliğinden engellemez.
Uzaklaştırma kararına rağmen takip devam ederse ne olur?
Fail hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunmasına rağmen ısrarlı takip suçunun işlenmesi, TCK 123/A-2/c kapsamında nitelikli hâl oluşturur.
Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararının ihlal edilmesi hâlinde kanundaki şartlara göre zorlama hapsi uygulanması da gündeme gelebilir. Zorlama hapsi ile ısrarlı takip nedeniyle yürütülen ceza yargılaması birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Israrlı Takip Suçu ile Tehdit ve Huzur ve Sükûnu Bozma Suçu Arasındaki Fark
Israrlı takip suçu çoğu zaman tehdit suçu veya kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçuyla karıştırılmaktadır. Bunun temel nedeni, aynı olayda birden fazla suçun unsurlarına benzeyen davranışların bulunabilmesidir.
TCK 123 kapsamında düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, sırf kişinin huzurunu bozma amacıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya aynı amaçla hukuka aykırı başka davranışlarda bulunulmasına ilişkindir.
TCK 123/A kapsamında ise fiziki takip veya belirtilen yollarla temas kurmaya çalışma davranışının mağdur üzerinde ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşturması aranmaktadır.
Tehdit suçunda ise kişinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına veya kanunda belirtilen diğer hukuki değerlere yönelik kötülük bildirimi söz konusu olabilir.
Örneğin "seninle konuşmak istiyorum" diyerek defalarca mesaj gönderen bir kişinin davranışları, mesajların içeriği ve olayın koşullarına göre ısrarlı takip kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık öldürme veya yaralama tehdidi içeren ifadeler bulunması hâlinde tehdit suçu ve cezası bakımından da değerlendirme yapılması gerekir.
Bir olayda birden fazla suçun oluşup oluşmadığı, suçların içtimaı hükümleri ve fiillerin birbirinden ayrılabilirliği dikkate alınarak belirlenir. Aynı davranış nedeniyle hiçbir ayrım yapılmadan birden fazla ceza verileceği söylenemez.
Israrlı Takip Suçunda Uzlaştırma, HAGB ve Cezanın Ertelenmesi
Israrlı takip suçu uzlaştırmaya tabi midir?
Israrlı takip suçu şikâyete bağlı olmasına rağmen uzlaştırma kapsamında değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesindeki düzenleme nedeniyle bu suç bakımından uzlaştırma prosedürü uygulanmaz.
Dolayısıyla tarafların kendi aralarında anlaşması ile kanuni uzlaştırma işleminin gerçekleştirilmesi aynı şey değildir. Şikâyetten vazgeçmenin sonuçları ise ayrı hükümler kapsamında değerlendirilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün müdür?
Israrlı takip suçundan verilen mahkûmiyet kararında, sonuç ceza ve diğer kanuni koşullar uygun olduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca suçun ceza aralığına bakarak her sanık hakkında HAGB uygulanacağını söylemek mümkün değildir. Sanığın geçmişi, önceki mahkûmiyetleri, suçun özellikleri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan CMK hükümleri birlikte değerlendirilir.
Hapis cezasının ertelenmesi mümkün müdür?
TCK 51 kapsamında, kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde hapis cezasının ertelenmesi söz konusu olabilir. Bunun için hükmedilen cezanın süresi ve sanığın kişisel durumu dâhil ilgili şartların incelenmesi gerekir.
HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme birbirinden farklı kurumlardır. Verilen cezanın miktarı ve uygulanacak özel hükümler belirlenmeden bu konularda kesin bir sonuca varılamaz.
Israrlı Takip Suçunda Soruşturma ve Yargılama Süreci
Israrlı takip iddiasıyla yapılan şikâyet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülür. Soruşturmada mağdurun beyanı alınabilir, şüphelinin savunmasına başvurulabilir ve olayla bağlantılı dijital veya fiziki deliller araştırılabilir.
Savcılık, elde edilen deliller doğrultusunda kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunup bulunmadığını değerlendirir. Yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenebilir. Kanuni koşulların bulunmaması hâlinde ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir.
Israrlı takip suçunda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Davanın başka suçlarla bağlantılı olması hâlinde görev ve usul kuralları ayrıca değerlendirilir.
Yargılama sırasında mahkeme; takip davranışlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini, ısrar unsurunun bulunup bulunmadığını, mağdur üzerinde kanunun aradığı sonucun meydana gelip gelmediğini ve sanığın kastını değerlendirir.
Ceza mahkûmiyeti verilebilmesi için suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekir. Dosyada giderilemeyen makul şüphe bulunması durumunda şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanır.
Israrlı Takip Suçlamasıyla Karşılaşan Kişi Nasıl Savunma Yapmalıdır?
Israrlı takip suçlamasıyla karşılaşan kişinin savunması, yalnızca mesajları neden gönderdiğini açıklamasıyla sınırlı olmamalıdır. Öncelikle iddia edilen olayların tarihleri, iletişimin hangi koşullarda gerçekleştiği ve suçun kanuni unsurlarının bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Örneğin taraflar arasında karşılıklı iletişimin sürdüğü, mesajların belirli bir hukuki veya fiili uyuşmazlığa ilişkin olduğu ya da iddia edilen takip davranışının gerçekte gerçekleşmediği yönünde savunmalar bulunabilir. Ancak tarafların önceden iletişim kurmuş olması, sonraki dönemde gerçekleştiği ileri sürülen ısrarlı takip davranışlarını kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Dijital mesajlaşmalarda konuşmanın yalnızca seçilmiş bölümlerinin sunulması, olayın bağlamını değiştirebilir. Bu nedenle gerektiğinde yazışmaların tamamının ve diğer teknik kayıtların incelenmesi talep edilebilir.
Ayrıca sahte hesaplardan gönderilen mesajların şüpheliye ait olduğunun hangi delillerle tespit edildiği de önemlidir. Yalnızca hesabın kullanıcı adı veya profil fotoğrafının benzer olması, failin kimliğinin kesin biçimde belirlendiği anlamına gelmez.
Savunmanın amacı, mağdurun yaşadığını belirttiği huzursuzluğu küçümsemek değil, iddia edilen fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini ve TCK 123/A kapsamına girip girmediğini hukuki ölçütler çerçevesinde ortaya koymaktır.
Israrlı Takip Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Birini sürekli aramak suç mudur?
Bir kişiyi sürekli aramak, olayın şartlarına göre suç oluşturabilir. Aramaların ısrarlı nitelik taşıması ve TCK 123/A'da aranan ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesine neden olması hâlinde ısrarlı takip suçu gündeme gelebilir. Her tekrarlanan arama otomatik olarak bu suçu oluşturmaz.
Eski sevgilinin sürekli mesaj atması suç mudur?
İlişki sona erdikten sonra iletişim kurmak istemeyen kişiye ısrarla mesaj gönderilmesi, özellikle engellemeye rağmen farklı hesaplar ve numaralar kullanılması durumunda ısrarlı takip kapsamında değerlendirilebilir. Suçun oluşması için kanuni unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Israrlı takip suçunda kaç mesaj yeterlidir?
Kanunda belirli bir mesaj veya arama sayısı bulunmamaktadır. Israr unsuru; davranışların tekrarı, yoğunluğu, süresi ve olayın bütününe göre değerlendirilir. Belirli sayıda mesaj gönderildiğinde otomatik olarak suç oluştuğunu söylemek doğru değildir.
Israrlı takip suçunda tutuklama olur mu?
Suçun ceza miktarı, somut deliller ve Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki tutuklama koşulları dikkate alınmalıdır. Israrlı takip iddiası bulunması tek başına tutuklama sebebi değildir. Tedbir kararları ve adli kontrol imkânları da somut olayda değerlendirilebilir.
Israrlı takip suçu sicile işler mi?
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararının adli sicile etkisi, verilen kararın türüne ve ilgili kanuni düzenlemelere göre belirlenir. Her soruşturma veya şikâyet doğrudan adli sicilde mahkûmiyet kaydı oluşturmaz.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Suç şikâyete bağlı olduğundan usulüne uygun vazgeçme kural olarak davanın düşmesini sağlayabilir. Ancak vazgeçmenin sanık tarafından kabul edilmemesi gibi hukuki durumlar ve dosyadaki diğer suçlamalar ayrıca incelenmelidir.
Israrlı takip nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?
Israrlı takip davranışlarının kişilik haklarını ihlal etmesi hâlinde, şartları mevcutsa Türk Borçlar Kanunu kapsamında manevi tazminat talebi gündeme gelebilir. Tazminat davasının koşulları ve ispatı, ceza yargılamasından ayrı değerlendirilir.
Uzaklaştırma kararı olmadan ısrarlı takip suçu oluşur mu?
Evet. Temel ısrarlı takip suçunun oluşması için önceden alınmış bir uzaklaştırma kararı bulunması şart değildir. Ancak belirli bir uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbirine rağmen suçun işlenmesi kanunda nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.
Sonuç: Israrlı Takip İddialarında Hukuki Değerlendirmenin Önemi
Israrlı takip, kişinin günlük yaşamını, hareket özgürlüğünü ve güvenlik duygusunu etkileyebilen ciddi bir davranış biçimidir. Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesi, bu tür davranışların belirli koşullar altında bağımsız bir suç olarak cezalandırılmasına imkân tanımaktadır.
Bununla birlikte her rahatsız edici iletişim veya karşılaşma ısrarlı takip suçu oluşturmaz. Hukuki değerlendirmede davranışların ısrarlı niteliği, mağdur üzerindeki ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi, failin kastı ve dosyadaki deliller birlikte incelenmelidir.
Mağdur bakımından şikâyet süresinin geçirilmemesi, dijital delillerin korunması ve gerekli hâllerde koruma tedbirlerinin talep edilmesi önemlidir. Suçlamayla karşılaşan kişi açısından ise isnat edilen davranışların hukuki niteliğinin ve mevcut delillerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
İstanbul'da ısrarlı takip suçu nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde, olayın özelliklerine göre savunmanın veya mağdur vekilliğinin hazırlanması ve usuli hakların takip edilmesi hukuki sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşır.
Avukat İbrahim Özsoy
Ceza Hukuku | İstanbul
Son mevzuat değerlendirme tarihi: 22 Ekim 2026
Hukuki dayanaklar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 123, 123/A; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; 6284 sayılı Kanun.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre uygulanacak hükümler ve hukuki sonuçlar değişebilir.

